Kamuoyuna: Kentsel Dönüşüm ve Asbest

Son zamanlarda ulusal ve yerel medyada İstanbul, Ankara gibi illerimizde eski yapıların yıkımları sonucu ortam havasına asbest liflerinin yayıldığı, durumun halk sağlığını tehdit ettiği konuşulmakta ve yazılmaktadır.
Yıkımı gerçekleştirilen yapıların eski olması şüpheyi arttırmakta olup, mevcut endişeler yersiz değildir. Eski binaların kentsel dönüşüm kapsamında yıkımından önce, asbest envanteri yapılmaması ve yetkin kişilerce yeterli önlemlerin almaması sonucu kanserojen etkisi olan asbest liflerinin ortam havasına karışarak, yıkım işinde çalışanları ve etki alanındaki halkın sağlığını tehlikeye atabileceği de bir gerçektir.


Mevzuatlarımız gereği Kentsel dönüşüm kapsamında yapılacak olan yıkımlar izne tabi olup, 18.3.2004 tarihli ve 25406 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği” hükümleri uygulanmaktadır. 25.01.2013 tarihli ve 28539 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Asbestle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik” gereği, ülkemizde asbest ve asbestli ürün üretimi ve bunların her türlü ticareti de yasaklanmış olup Çevre Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı mevzuatları incelendiğinde, bu tür yıkım ve söküm faaliyetlerinin uzman ve yetkin kişilerce yapılması gerektiği görülecektir.

Son 2 yıl içinde eski yapıların yıkılması ve sökülmesini konu alan, asbest söküm ile ilgili onlarca firma faaliyete başlamış olup, söküm ve yıkım işlemleri bu firmalar aracılığı ile yapılmaktadır. Herhangi bir akreditasyona tabi olmayan “asbest söküm firmaları” ile herhangi bir gözetime tabi tutulmayan asbest söküm firmalarında çalışan “Asbest Söküm Çalışanları” yıkım ve söküm faaliyetlerini akreditasyonsuz ve gözetimsiz bir şekilde ticari olarak sürdürmektedirler.

Asbestle ilgili yasağın 2013 yılından itibaren yürürlükte olduğu düşünüldüğünde, yıkım öncesi oluşturulması gereken envanter çalışmalarının yetkin olmayan kişilerce belirlendiği, şüpheli alanlardan alınan numunelerin ISO 17025 standardına uygun olmayan kişilerce alındığı, yapılan analizlerin ISO 17025 standardına uygun olarak yapılmadığı ve oluşan tehlikeli atıkların bertarafının izlenmediğinden dolayı bugüne kadar yazılan raporların büyük çoğunluğunun geçersiz olduğu da görülecektir.

Yapılan yanlışlıkların ve hataların önlenmesi, asbest farkındalığının artması konularını sosyal bir sorumluluk olarak gören profesyoneller tarafından kurulan “Asbest Söküm Uzmanları Derneği” (ASUD) olarak; tüm bu eksiklerin giderilmesi ve asbest ile ilgili faaliyetlerde izlenecek yol ve yöntemlerin belirlenmesi amacıyla çalışmalarımızı aralıksız devam ettirmekteyiz. Asbest farkındalığını ulusal anlamda arttırmak için her platformda kendimize yer aramaktayız.

Çok kısa bir zaman içinde, ülkemizde yürütülecek asbest faaliyetlerinde kullanılmasını önereceğimiz yol ve yöntemler ile ilgili önerilerimizi içerir bir rehber yayınlayacağız.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

ASUD Yönetim Kurulu